Mustafa Necati Sepetçioğlu - Kapı Romanı kitap özeti  - Nevarki.Com - Eğlence ve paylaşım rüzgarı



Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Ana Sayfa Kayıt Ol Yardım Arama Üye Listesi Tags

Sayfa: [1]
Yeni Birinci okunmamış Mesajı göster
17 Aralık 2007, 22:00:47 #0
MeRVe_
Kendini aşan Nevarki'ci
*


???
Kayıt tarihi 22 Ekim 2007, 18:55:33
Mesaj Sayısı 14.990
Nerden istanbul
Rep Puanı 85
Üyelik Bilgileri
Durumum


Mustafa Necati Sepetçioğlu - Kapı Romanı kitap özeti
Mustafa Necati Sepetçioğlu,1932 yılında Tokat’ın Zile ilçesinde doğmuştur. “Babası bir ara Zile Belediyesi Rüsumat Dairesi amirliği yapmış,ticaretle uğraşmış Abdurrahman Sepetçioğlu’dur. Yazar,çocukluğunu memleketinde geçirmiştir. İlk ve orta öğrenimini de memleketinde yapmıştır. Sepetçioğlu,Zile ortaokulu’nda Türkçe öğretmeninin yönlendirme-siyle edebiyata ilgi duymuş ve lise yıllarında yazı hayatına başlamıştır. Liseyi Sivas, Tokat,Bursa ve İstanbul Haydarpaşa liseleri olmak üzere çeşitli yerlerde okumuştur. Haydarpaşa lisesi’nde okurken Mahir İz ve Nihal Atsız’ın yakınlığını görmüş,İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümü öğrencisiyken de A. Hamdi Tanpınar ve Mehmet Kaplan’ın öğrencisi olmuştur.

İlk kitabı olan “Abdürrezzak Efendi” hikayesi yayınlandığında fakülte son sınıf öğrencisidir. Fakülteden 1957 yılında mezun olmuş,İstanbul Adalar Belediyesi Şube Müdürlüğü ile memuriyet hayatına atılmıştır. 1963’te Kızılay Neşriyar Müdürü,1963-66 yılları arasında da SSK İstanbul Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde İdare Amiri olarak bulunmuştur. 1967 yılında SSK Şişli Hastanesi Müdürü olmuştur.1968-74 yılları arasında MEB Basımevi Müdürü olarak çalışan yazar, Milli Eğitim Derleme Müdürlüğü’nden emekliye ayrılmıştır.”

“Sepetçioğlu hikaye,tiyatro,roman ve destan türlerinde eserler yazmıştır. Hikaye ile yazı hayatına başlayan yazar,oyunlar kaleme aldıktan sonra 1970’li yıllarda romana geçmiştir. Hikayeleri ve romanları arasında epey farklar vardır. Hikayeleri, “güncel”, romanları ise “tarihi” vakaları içermektedir. Hikayelerde kişilerin tek tek duyguları,yaşayışları,toplum psikolojisinin şairce tahlilleri içinde ele alınırken,romanlarında toplumdan da öte,milletin ve devletin geçmişi,geleceği,varolması ile ilgili meseleler üzerinde durulur.”

Oldukça velüd bir yazar olan Sepetçioğlu romanlarında saf Türkçeyi kullanmıştır. Uzun ve gereksiz cümleler kullanmaktan kaçınmış,güzel ve seçkin eserler vermiştir. Yazar edebiyatın hemen her dalında eser vermiştir.

KAPI

Romanın Tanıtımı

M.N.Sepetçioğlu’nun tarihi romanlar dizisinin üçüncü kitabıdır. “Dünki Türkiye Dizisi” Külliyatı içinde yer alır. Eser, on üç defa basılmıştır. İlk baskı 1973, on üçüncü baskı 1989 yılında yapılmıştır.

Muhteva

Tarihi romanlar dizisinin bu üçüncü kitabında işlenen en önemli konu,Türkler üzerinde oynanan entrikalar ve bunların doğurduğu sonuçlardır. Romanda, Batıni mezhebinden olan Hasan Sabbah taraftarlarının ve Hıristiyan din görevlilerinin halkı kışkırtarak verdikleri zararlar işlenir. Özellikle bu entrikalarda kadınlar kullanılır. Nitekim Melikşah’ın sarayına girerek oradakileri birbirinr düşüren ve Melikşah’ı zehirleyen Ziba adında Batıni mezhebinden bir kadındır. Yine Ersagun Bey’i engellemek için araya bir kadın koyarlar, ama Ersagun Bey aklını kullanarak bu durumdan kurtulmayı başarır. Yazar,bu entrikaların her devirde olabileceğini belirterek, türk milletini uyarır.
Eserde işlenen yan temalardan birisi de güvendir. Romanda,güvenin insanı ayakta tutan unsur olduğu belirtilerek birtakım şeyleri başarmak için güvenmenin gerekliliği ısrarla vurgulanır.
İnanç, eserin başından sonuna kadar hakimiyetini koruyan diğer bir yan temadır. Romanda Kılıçaslan’ın isyan edişi karşısında endişeye düşenler gözler önüne serilir. Nitekim inançsız kişiler,taş heykellere benzetilerek,gün gelip bu heykellerin yıkılabileceği belirtilir.
Geçmişe,geleneklere bağlı olunmasının gerekliliği romanda vurgulanan konulardan bir diğeridir. Geleneklerin yaşatılmasının gerektiği, çünkü geleneklerin geçmişle gelecek arasında adeta bir köprü vazifesi gördüğü çeşitli şekillerde dile getirilir.
Bu romanda yer alan diğer bir tema aşktır. Akça Kız’ın yağmura olan aşkı yer yer dile getirilerek romana farklı bir boyut kazandırılır.

OLAY ÖRGÜSÜ

Roman toplam üç bölümden oluşmuştur. Üçüncü bölüm yer yer alt bölümlere ayrılmıştır.
Olay örgüsünün eksenini Türkler üzerinde oynanan entrikalar oluşturur. Roman, Ağustos ayının on dördünde bir manastırda başlar. Batıni mezhebinden olan Hasan Sabbah’ın adamlarından Salih Dai ve Ziba adındaki kadın manastıra gelerek Piyer Emit’i Türkler aleyhine kışkırtırlar. Onlara, Piyer Ermit’in arkadaşı Çulsuz Gotiye de yardım eder. Ancak Ziba pişman olur ve gerçekleri Piyer Ermit’e açıklar. Ziba’nın itirafı üzerine Salih Dai Ziba’yı öldürür ve onun cesedinin yanına Türklere ait bir para külçesi koyarak Ziba’yı öldürenin bir Türk olduğuna Piyer Ermit’i inandırır.
Olay örgüsü bu entrikalar sonucu toplanan haçlı ordusunun Türkler üzerine yürümesiyle gelişir. Ancak savaşmasını bilmeyen bu insan yığını çabuk mağlup olur. Çulsuz Gotiye Türklerle yaptığı bir çatışmada ölür ve Piyer Ermit ise şuurunu yitirir.
Olay örgüsünde iç çatışma olarak nitelendirebileceğimiz çatışmanın eksenini Kılıç Aslan oluşturur. Kılıç Aslan,Ersagun Bey ve Çaka Bey ile sürekli çatışma içine girer. Çatışmanın sebebini Kılıç Aslanın güvensizliği oluşturur. Bu çatışmanın ilki Arap İmam’ın evinde yapılan toplantıda Çaka Bey ile Kılıç Aslan arasında yaşanır.
Çatışma,Kılıç Aslan’ın “bırakalım bu meseleyi” demesiyle kısmen neticelenir. Ayrıca bu toplantıda Çaka’nın geleceği hakkında kararlar alınır. Olay örgüsü alınan bu kararın ertesi günü Çaka, Aça Kız,Virna ve Ersagun Bey’in kızının İzmir’e doğru yol almasıyla hız kazanır.
Çaka Bey,Ağustosun yirmi altısında “Demirci” şehrine ulaşır. Bu arada Malazgirt zaferinin yıldönümü kutlanmaktadır. Çaka Bey,Ahi dergahında ağırlanır. Orada bulunan Çavdar Onbaşı,Karakurt Hafız’ın isteği üzerine Çaka Bey’e destek bulmak amacıyla Teke Midas ve Kostak Ahilya ile görüşmeye gider. Tekne konusunda onlarla anlaşır ve bunu Karakurt Hafız’a bildirir. Bu arada Yağmur Bey, Salih Dai tarafından tutsak edilir ve Salih Dai’nin istediği bilgileri vermediği için türlü işkencelere maruz kalır.
Olay örgüsü Kılıç Aslan’ın düğün hazırlıkları ile renk kazanır. Kılıç Aslan ,Ersagun Bey’in kızı Selcen’le evlenmek üzeredir.
Çaka Bey İzmir’de başarılar elde eder. Ancak Kılıç Aslan ın sarayında misafir olduğu bir zaman zehirlenerek öldürülür. Onun ölümünden kısa bir süre sonra Kılıç Aslan Maldiya’yı(Malatya) alır. Musul üzerine yürür ve Habur ırmağı kıyısında Çavlı ve ordusuyla yaptığı savaşta başarısız olur. Vaka,Kılıç Aslan’ın Habur ırmağına atını sürüp,kaçmaktansa ölmeyi yeğlemesiyle son bulur.

ŞAHIS KADROSU

“Kapı” romanı oldukça geniş bir şahıs kadrosuna sahiptir. Romanın baş kahramanını tespit etmek oldukça zordur. Çünkü her bölümde bir kahraman ön plana çıkar. Bununla birlikte romanın sonuna kadar varlığını sürdüren kişiyi göz önüne alarak baş kahramanın Kılıç Aslan olduğunu söyleyebiliriz.
Romanda ikinci,üçüncü dereceden kahramanların yanında,dekoratif unsur durumun- daki kahramanlarla da karşılaşırız. Yazar, kahramanların fiziki tasvirlerine fazla yer vermez,onları daha ziyade psikolojik yönleriyle tanıtır.

Kılıç Aslan:Süleyman Bey’in oğlu olup,yirmi yaşlarında genç,hırslı,gururlu bir sultanı temsil eder. Melikşah’ın sarayında büyümüş ve Melikşah’ın ölümüyle tahta geçmiştir. Babasının ölümü onu çok sarsmış;güvensiz,inançsız,içine kapanık bir şahıs olmuştur.
Çaka Bey:Çavuldur Boyu’ndan bir beyin oğludur. Romanda yakışıklı,yiğit bir denizciyi temsil eder. Ersagun Bey onu iyi yetiştirmiştir.
Ersagun Bey: Romanda yerinde verdiği fikirlerle devlet yönetiminde etkili bir şahsiyati tamsil eder. Saygılıdır;haksızlığa,hakarete maruz kalsa bile susmayı yeğler.
Piyer Ermit: Duygusal,sevgi dolu bir manastır keşişidir. Fiziki yönü itibariyle zayıf vucut yapısına sahip,uzun kırçıl sakallı,kırk yaşlarında birisi olduğunu öğreniriz.
Karakurt Hafız: İslam ahlakıyla yoğrulmuş,geleneklerine sıkı sıkıya bağlı,tecrübeli,mantıklı hareket eden bir şahsiyettir.
Şövalye Gotiye:menfaatlerini her şeyden üstün tutan,çıkarcı bir şahsiyettir. Lakabı “çulsuz”dur. Piyer Ermit’in çocukluk arkadaşıdır. Romanda karşı gücün en önemli temsilcisidir.
Ziba(Hristiyano): Hasan Sabbah taraftarlarından hain bir kadındır. Asıl adı Ziba’dır ancak Piyer Ermit’i baştan çıkarmak için gittiği manastırda kendini Hristiyano diye tanıtır. Ziba romanda karşı gücü temsil eder.
Salih Dai: Hasn Sabbah taraftarlarından biridir. Türkler aleyhine çeşitli entrikalar çevirir. Karşı gücün en önemli temsilcilerinden biridir.
Romanda Akça Kız,Virna,Hasan Ahi,Çavdar Onbaşı,Yağmur Bey,Kostak Ahilya...gibi ikinci,üçüncü dereceden pek çok şahsiyet mevcuttur.

MEKAN

Romanda geniş mekan Anadolu’dur. Roman,Klermont(kuzey Fransa’bir yer) şehrine yakın bir yerde,Manastırda başlar. Birinci bölümde iç mekanlar göze çarpar. En önemli iç mekan manastırdır. Mekanla insan arasında kurulan yakınlık dikkati çekecek yoğunluktadır. Mekan insan psikolojisine göre şekillenir.
III:bölümde Urumeli(Rumeli) geniş mekan olmak üzere Demirci,Mağnezya(Manisa) şehirleri karşımıza çıkar. Bu bölümde de iç mekanlar ağırlık kazanır. Romanda kısa da olsa Maldiya(Malatya) dan da bahsedilir. Romanın bitiş mekanı ise Habur çayının bulunduğu yerdir.


ZAMAN

Romanın sosyal zamanı Selçuklular’ın son dönemleridir. Romanda bu zaman kuvvetle hissettirilir. Ferdi zaman Kılıç Aslan etrafında oluşturulur. Bütün olaylar hemen hemen onun etrafında gelişir. Vaka zamanı ağustos ayının on dördüdür.
Zaman kronolojik bir düzen halindedir. Ancak geriye dönüş tekniği kullanılarak bazı hadiseler hakkında bilgiler verilir. Geçmişteki kazanılan zaferler(Malazgirt) unutulmayarak haldeki zamanda da kutlanır. Romanda öğünler de belirtilir. Akşam,ikindi,öğle,sabah kavramları kullanılır.

BAKIŞ AÇISI VE ANLATICISI

“Kapı” romanı, üçüncü tekil kişi ağzından,hakim bakış açısı ile kaleme alınmıştır. Anlatıcı her şeyi bilen,gören,yeri ve zamanı geldikçe okuyucuya açıklamalarda bulunan bir anlatıcıdır.
Yazar,kahramanları tanıtırken hakim bakış açısını pek kullanmaz. Kahramanları kahraman bakış açısıyla verir. Mesela, biz Çaka Bey’i Ersagun Bey’in bakışıyla tanırız.
Romanda kahramanlar anlatıcının sözcüsü durumundadır. Yazar düşüncelerini kahramanlar vasıtasıyla aktarır. Çoğulcu bakış açısı romana inandırıcılık vasfı kazandırmıştır.




Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi,C.7,s.517-518,Dergah Yay.,İst.-1978

Ahmet Kabaklı,Türk Edebiyatı,C.V,T.E.V.Yay.,s.527,İst.-1980.


wWw.NeVaRKi.CoM

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş yap
Offline
21 Ocak 2008, 11:59:58 #1
CeZa.SaGoBa
Kendini aşan Nevarki'ci
*


Kayıt tarihi 06 Kasım 2007, 20:06:14
Mesaj Sayısı 2.068
Nerden samsun
Rep Puanı 15
Üyelik Bilgileri
Durumum


cok saol
Offline
Tags: Kapı Romanı  
Sayfa: [1]
Konuyu Goruntuleyenler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
 
 
eXTReMe Tracker
Sitemap  0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 890 891 892 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 903 904 905 906 907 908 909 910 911 912
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.