ҢīρσҚσnĐгīчαҚ
Łםѕτ SםบŁ
Kayıt tarihi 04 Eylül 2007, 16:23:09
Mesaj Sayısı 20.778
Rep Puanı 328
Durumum
|
Yahya Efendi Dergahını yaptırdığı zaman o civarda Ortaköy Rumlarından başka kimseler yoktu. Bir gün bir Rum Çoban, davar güderken koyunlarından iki tanesi dergâhın bahçesine girmiş. Koyunlarını çıkarmak maksadıyla dergahın bahçesine giren çoban, bir dervişin: - Ne arıyordun? sorusuyla irkilerek: -Koyunlarımı arıyordum, demiş. Çobanı gören Yahya Efendi, Rum Çobanı dergaha içeri aldırmış, o na: -Gel bakalım gel... Koyunlarını mı istersin, kendini mi? Yoksa ikisini birden mi, ne dersin? diyerek, çobanı rahat bir yere oturtarak: -Yağ, bal ve ekmek getirin demesiyle, hemen anında sofra kuyrulmuş, isteneler gelmiş, sofra kurulunca Yahya Efendi, Rum Çobana: -Hayde bakalım, bismillâh buyur, işte sana tereyağı, mumlu bal ve taze nan, ister ise yağa ban, ister isen bala ban, demiş. Bu tatlı ortamdan sonra, çoban koyunlarına değil de kendine talib olmuş, o gün, orada, o vesileyle Müslüman olduğu için adı Balaban kalmış.
I'm dyinq prayinq Bleedinq and screaminq Am i too lost to be saved Am i too lost? My God my tourniquet Return to me salvation .. Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş yapLöSeMiLi ÇoCuKLaRa DeSTeK iÇiN TıKLa !
|