Bütün sorunların kaynağı 27 Mayıs - Nevarki.Com - Eğlence ve paylaşım rüzgarı



Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Ana Sayfa Kayıt Ol Yardım Arama Üye Listesi Tags

Sayfa: [1]
Yeni Birinci okunmamış Mesajı göster
15 Temmuz 2008, 16:31:23 #0
KaRgAşA
*


Y@$@mIn DiĞ£R YüZünD€n
Kayıt tarihi 27 Aralık 2007, 20:44:05
Yaş 13
Mesaj Sayısı 5.314
Nerden ADANA
Rep Puanı 72
Üyelik Bilgileri
Durumum


27 Mayıs'ın Türkiye’deki tüm sorunların kaynağı olduğunu belirten Mümtaz'er Türköne 'Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki değişiklikler devrim sayılamaz' dedi...

Zaman Gazetesi Yazarı Mümtaz'er Türköne, 27 Mayıs İhtilali’ni Türkiye’deki tüm sorunların kaynağı olduğunu belirterek “Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki değişiklikler devrim sayılamaz” diye konuştu.

Moral FM’de katıldığı 'Basında Bugün' programında Sırrı Er’in sorularını cevaplayan yazar Mümtaz'e

r Türköne, çok tartışılan Ergenekon soruşturmasının kaynağına ve çıkış nedenlerine yönelik açıklamalarda bulundu. Son günlerde tartışılan birçok konuya açıklık getiren Türköne, Ergenekon soruşturmasında gerçekleştirilen operasyonu AK Parti’yi kapatma davasının bir rövanşı olarak görenleri mantık sınırları dışına çıkmakla suçlayarak herkesi sağduyulu olmaya davet etti.

“Ergenekon’la AK Parti davasının arasında hiçbir bağ yok”

<!--[endif]-->Ergenekon Operasyonu’nu AK Parti’nin kapatılma davasının bir rövanşı olarak görenler var. Sizce bu doğru bir tespit midir?
Bu tür iddialar çok ciddi iddialardır. Böyle bir iddiayı ortaya atanların bunla ilgili ciddi bir kanıt da ortaya koymaları gerekir. İkisi arasında sebep sonuç ilişkisi gösterilmesi lazım. Çünkü gerçekte böyle bir şey yok. Türkiye’de öyle anlaşılıyor ki 90’lı yıllarda Avrupa’da ve NATO ülkelerinde görülen bir operasyon ve tasfiye sürecinin aynısı yaşanıyor. Soğuk savaş döneminde Avrupa’da görülen örgütlerin bir benzeri ülkemizde de görüldü. Bunlar Türkiye’de 15 yıllık gecikmeyle gerçekleştirilmektedir. Ergenekon soruşturması üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir konudur. Bir ceza ve terör örgütü soruşturması aslında. Siz şunu yapamazsınız. Bu kadar önemli, derin ve ciddi olduğu anlaşılan bir konuyu terazinin bir kefesine koyacaksınız, terazinin diğer kefesine de ülkede siyasi ve hukuk davası olan Ak Parti’nin kapatılmasını koyacaksınız. Bu imkânsız bir şey. Sanıyorum bu spekülasyonu yapanların yargının nasıl işlendiğinden haberleri yok ya da yargıyı töhmet altına almaya çalışıyorlar. Kuyrukları çok fena sıkışınca feveran ederek mantık sınırlarının dışına bir savunma hattı kurmak istiyorlar. Sonuç olarak AK Parti’nin kapatılma davasıyla Ergenekon soruşturması arasında yakından uzaktan hiçbir alaka ve bağ yok. İki farklı dava süreci görülüyor. Bunların içinde Ergenekon davası sonuçları açısından Türkiye için çok önemli bir davadır. Bu davanın hiç bir şekilde şaibe altında olmaması ve savcıların baskı altına alınmaması için elimizden geleni anayasal sınırları içerisinde yapmak zorundayız.

<!--[endif]-->Ergenekon soruşturması kapsamında son günlerde görülen gözaltı süreçlerinin zamanlaması konusunda farklı görüşler var. Gözaltıların AK Parti’nin kapatılma davasında Başsavcı Yalçınkaya’nın ifade vereceği güne denk gelmesi bazı tartışmaları da beraberinde getirdi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bu tür tevafuklar ve rastlaşmalar olabilir. Fakat sürmekte olan bir davanın kendi mantık silsilesi ve doğal süreci vardır. Fakat bu soruşturmayı yapan savcıları ve hâkimleri örgüt olarak görüp AK Parti davasının rövanşistleri olarak görmek ve hakkında farklı iddialarda bulunmak akla ve mantığa uymayan, her türlü hayale aykırı bir durumdur. Bunlar siyaset alanında gerçekleşen ve rekabeti temsil eden bir olay değil. Ki böyle bir zamanlamayla ve projelendirmeyle yapılması imkânsız bir şey.  Bu tam anlamıyla şizofrenik bir durumdur. Böyle bir sebep, plan ve sonuç ilişkisi olsa yargı sürecinde bunun tam tersinin yapılması gerekir. Savcı der ki bu davada göz altıları bu aşamada gerçekleştirsek böyle bir durum adeta rövanş olarak görülür demesi lazım. Mantık açısından tam tersi öne sürülecek bir durum bu. Yani siz hayallerinizi zorlayarak senaryo yazacak olursanız -ki bu davadan rahatsız olanlar bunu çok fazla yapıyor- bunlar düşünülebilir. Bunları ciddiye almamak lazım bence.

“Türkiye’deki bütün sorunların kaynağı 27 Mayıs İhtilali’dir!”

Sayın Türköne, Mehmet Gündem’e verdiğiniz mülakatta “ 27 Mayıs İhtilali cumhuriyetin nitelikleri başta olmak üzere her şeye karşı bir darbedir. Atatürk inkılâplarının ters düştüğü zümreye bakmak gerekir diyorsunuz. Atatürk devrimlerini dikta yönetiminin gerekçesi olarak kullananlar var. Çeteleşme 27 Mayıs’la başladı ve bugünkü Ergenekon tipi çeteler onların uzantısıdır ” diyorsunuz. Sizce 27 Mayıs ihtilali Atatürk devrimlerine karşı yapılmış bir darbe midir?
Şu ifadenin belki ondan daha açık bir karşılığı olabilir. 27 Mayıs Atatürk ve devrimlerini basit bir iktidar malzemesi, bir araç ve zırh olarak kullanılmanın başlangıç tarihidir. Çünkü 27 Mayıs hiçbir şekilde temellendirilecek, meşrulaştırılabilecek ve dayanağı olan bir iktidar değişikliği değildi. Atatürk milliyetçiliğini aldı, değerlerini sahiplendi. Belki de bunları o iktidarı meşrulaştırmak için kullanırken Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine, kurucularına ve istikametine en fazla zarar veren, itibarını düşüren bir iktidar değişikliği halini aldı. Hatırlayalım 27 Mayısçıların kendisi de ihtilalle başlayan süreci 2. Cumhuriyet dönemi olarak ifade etmişlerdi. İlk defa bu tabir bu dönemde kullanılmıştı. Bu açıdan Türkiye’de bütün zararlı eğilimlerin ve çetelerin tamamının başlangıç tarihi olarak 27 Mayıs’ın gayri meşru iktidar değişikliğinin kendisine temel aramaları nedeniyle oluştuğunu söyleyebiliriz. Buna çetelerde, laikliğin demokrasiye uymayan anlayışı yani militan laiklikte dâhildir. Ülkemizdeki bütün sorunların kaynağı 27 Mayıs’tır.

 “Cumhuriyet döneminde yapılanlar devrim değildir”

Dünyaca ünlü sosyologumuz Şerif Mardin, Atatürk devrimlerini devrim olarak değil de hızlandırılmış reformlar olarak nitelendiriyor. Aynı zamanda devrimlerin travmatik ve dramatik yönü de ülkemizde son günlerde çok tartışılıyor. Dengir Mir Fırat’ın söz ettiği travma nedir?
Evrensel kriterlere göre dünyada gerçekleştirilmiş ve emsal olarak kabul edilen Fransız Devrimi ve Bolşevik İhtilali göz önüne getirildiği takdirde Cumhuriyet Devrimlerinin devrim olmadığı kanaatindeyim. Ben de bu konuda Şerif Mardin’e katılıyorum. Bunlar 1839 yılında Tanzimat’la başlayan sürecin biraz hızlandırılmış ve cesurlaştırılmış reformların devamıdır. Enver Paşa eski Osmanlı alfabesine sesli harfleri yerleştirerek yeni bir alfabe oluşturmak istemiştir. Atatürk’ün yaptığı da hemen hemen aynısıdır. İkisi de mahiyet itibariyle benzer çabalardır. Bence şu nokta önemlidir. Cumhuriyetin kuruluşunda bir travma vardır bence. Çünkü Osmanlı çınarı yıkılmış, farklı yerlerden göçler yaşanmış. Büyük topraklar kaybedilip halkımızın çoğu kaybedilmiştir. Bence ilk önce o tramvayı görmek gerekir. Çünkü o travma bazen korkuları hatta paranoyaları ve tedbirleri ön plana çıkardı. Bu durumu anlamak gerekir. Cumhuriyetin kendisi bu paranoyaların ve travmaları üstüne kurulmuş ve hızlandırılan reformdur. Bunlara artık devrim diyoruz, bu açıdan tabi bu kavrama sadık kalmakta gerekiyor. Ama devrim olma iddiasında bulunmanın bir karşılığı vardır. Devrimse zaten bir tramvaya neden olur. Devrim olmanın ölçüsü çok köklü değişiklik yaparken halk üzerinde belki beklenen, istenen tramvalara yol açmasıdır. Bu sebeple değişiklik için ortam sağlanır. Ben bunu açıklamak istedim ama travma tartışması Türkiye’de biraz amacını aştı sanırım. Entelektüel ve verimli tartışmalar olacakken sığ ve kısır çekişmelere sebep olması açıkçası beni üzüyor.
Öyle olsa travma yaşanılabilir. Sonuçta Harf İnkılabı da bir travma olarak nitelendirilebilir. Değil mi Sayın Türköne?
Kesinlikle, haklısınız. Travma olarak nitelendirilebilir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun kaybedilmesiyle oluşan travma cumhuriyetin oluşturduğu travmadan daha mı azdır?
Çok daha güçlüdür. Benim de mukayese ettiğim odur. Bir göç hikayesi bile birkaç nesil kendisini olumsuz hissettirirken bir imparatorluğun ve kültürün yıkılmasından sonra oluşan etkiler daha güçlü olacaktır kuşkusuz. Cumhuriyet aslında birazda bu tramvayı zayıflatmak için çaba gösterdi. Bunun hakkını vermek lazım. Burada çok önemli ayrıntı şu: Cumhuriyeti kuran kişiler Osmanlı’dan kopan topraklardan özelikle Balkanlardan gelenlerden oluşuyor. Bugün Makedonya sınırları içerisinde doğmuş kadrolardan, Kafkaslardan gelen kadrolardan oluşuyor. Bu da imparatorluğu kaybetmenin acısının ve yol açtığı acıların, endişelerin cumhuriyetin kuruluşunda ne denli büyük katkısının olduğunu gösteriyor.

 “Gayri meşru güçler iktidar için Atatürk’ü kullanıyor”

Size göre 27 Mayıs’ta cumhuriyetin temel niteliklerinden hangisinde değişiklik oldu? Bu çerçevede İsmet İnönü’nün “ Artık Atatürk devrine dönemeyiz, ihtilal metotlarıyla bu ülkeyi yönetemeyiz. Vatandaş istediği gibi oyunu kullanır “ İnönü’nün bu sözlerine dayanarak sormak istiyorum. Atatürk sizce ruhani bir lider midir?

Atatürk böyle bir lider elbette değildir. Kendisi sözlerinde de bunu açıkça ifade ediyor. Fakat bazıları özellikle Atatürk’ü kendi iktidar projelerine ortak edip halkın iradesine gasp etmeye, zorbalığı Atatürk’e dayandırıyorlar. Silaha dayalı olarak iktidar gasp etmeyi meşrulaştırmak ve dayanak haline getirmek için çırpınırken Atatürk’ü ruhani lider olarak nitelendirdiler. Bu algılanışın bir dikta yönetimine dönüşmesi 27 Mayıs’la başladı. 27 Mayıs’ın en kirli atmosferinin bulanık havasını gasp ettikleri iktidarı Atatürk’le meşrulaştırmak oldu. Burada çok aşırı bir şeklide Atatürk kullanımı ortaya çıktı. 40 kişiden oluşan çete meşru iktidarı düşürüp yerine geçiyorsa, bunlar devleti de idare edebilir anlayışı bugünkü Ergenekon’un temelini oluşturdu. Bu da 27 Mayıs’ın eseridir. İnşallah Ergenekon soruşturması çete ile devlet yönetmek ve çıkar sağlama anlayışının sonunu getirecektir.

Hadiseyi dramatize edecek olursak İsmet İnönü bugün yaşamış olsaydı ve AK Parti’nin genel başkanı sıfatıyla “ Artık Atatürk devrine dönemeyiz, ihtilal metotlarıyla bu ülkeyi yönetemeyiz. Vatandaş istediği gibi oyunu kullanır ” şeklinde bir açıklamada bulunmuş olsaydı ne olurdu?

Muhtemelen ülkede tam karşısındaki parti yani CHP Atatürk düşmanı olarak nitelendirirlerdi İnönü’yü. Bugün gördüğümüz aslında olaylara yerleşen siyasi dengelere tarihinin ana dinamikleri nereye gidiyor diye bakmak lazım. Kişiler orada roller üstleniyor. Türkiye modernleşiyor, tüm evrensel değerlerle uyumlu ilişkiler kuran bir devlet haline geliyor. Bu son derece sevindirici bir gelişme. Bir de geçmişte işe yaramış, iktidarı ele geçirmiş devrini tamamlamış güçlerin bu nüfuzlarını koruma çabaları var. Tarihin ilerici ve gerici güçleri var. Ergenekon’da bu gerici güçlerin illegal yöntemlerle bir şeyler yapmaya çalışanların uzantısıdır aslında. İnönü’de orada gerçekçi bir tespit yapmıştır aslında. Tarihi doğru okumuş 2. Dünya Savaşı sonrası demek ki. Bugün gördüğümüz dünyada çete yöntemiyle milletin geleceğine kast etmiş olursunuz. Türkiye’de yaşamak için başvuracağımız hukuk ve demokrasi gibi yegâne kavramlar sadece devleti yaşatmanın değil insani değerlerinde simgesidir bence. Türkiye bir değişim yaşıyor. Eskiyi ve statükoyu yaşatmak isteyenler elbette olacaktır ama bence hep ilerici olanlar kazanacaktır. Çünkü tarih hep bunu gösteriyor
нαуαтıмα gιяєη нєякєѕ вι мυтℓυℓυк кαттı...кιмιℓєяι gєℓιякєη кιмιℓєяι gι∂єякєη..

ÇözeMediğiM DenkLemLerin...ßiLmediğiM ÇözüMLeri Gißisin..!!

                           ForßidDen LoVe

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş yap
Offline
Tags:
Sayfa: [1]
Konuyu Goruntuleyenler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
 
 
eXTReMe Tracker
Sitemap  0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 890 891 892 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 903 904 905 906 907 908 909 910 911 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 923 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.