Bursa Orhangazi ilçesi  - Nevarki.Com - Eğlence ve paylaşım rüzgarı



Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Ana Sayfa Kayıt Ol Yardım Arama Üye Listesi Tags

Sayfa: [1]
Yeni Birinci okunmamış Mesajı göster
09 Mayıs 2008, 13:41:01 #0
ҢīρσҚσnĐгīчαҚ
*


Łםѕτ SםบŁ
Kayıt tarihi 04 Eylül 2007, 16:23:09
Mesaj Sayısı 20.807
Rep Puanı 328
Üyelik Bilgileri
Durumum


Bursa Orhangazi ilçesi

Orhangazi' de ilk yerleşim M.Ö 5400 yıllarına dayanmaktadır. Ilıpınar Höyüğü kazılarında, Anadolunun en eski yerleşimine ait bir köy bulunmuştur.
Orhangazi' nin bilinen en eski sakinleri Bitinyalılar' dır. M.Ö 74 yılından sonra bölgemiz, Romalılar' ın eğemenliği altına girmiştir. Orhangazi, 365 yılında kent derecesine yükselmiştir. Roma İmparatorluğu' nun ikiye ayrılmasından sonra 395 yılında Bizans Devleti' ne bağlanmıştır. Basilinapolis adlı kent, III. yüzyılda kentimizin bulunduğu alanda kurulmuştu. Pazarköy olan eski adını da olasılıkla Bazilinaköy' den almıştır.
Bölge 1085 - 1097 yılları arasında Anadolu Selçuklu Devleti' nin yönetimine girmiştir. 1097 yılında kentimiz ve çevresi Haçlılar tarafından yağma edilmiştir. 1024 - 1261 yılları arasında İznik Bizans İmparatorluğu egemenliği altında kalan eski Orhangazi, göle daha yakın bir yerde bulunuyordu. 1332 yılında Orhan Bey tarafından fethedilen bölgemizde, şimdiki yerleşim alanında yeleşimi teşvik için daha sonra bir cami ve hamam yapılmıştır. Osmanlı Devletinin ikinci padişahı Orhan Bey, has mülkü olan kentimizi, daha sonra İznik' te bulunan Mevlana Alaaddin Medresesi' ne vakıf olarak bağışlamıştır. Bu tarihte İznik' in Gürle bucağına bağlı Pazarköy' ün 17 - 18. yüzyıllarda kaza derecesine ulaştığı sanılmaktadır. Kurtuluş Savaşı' nda işgal kuvvetlerinin ilerlemesine engel olan PAZARKÖY' ün adı kurucusuna dayatılarak, 1913 yılında Orhangazi olarak değiştirilmiştir.
20 Eylül 1919 tarihinde itilaf devletlerinin işgali altına giren Orhangazi' de; Yunanlılar tarafından Çakırlı, Dutluca, Çeltikçi, Gedelek ve Yeniköy' de katliamlar yapılmış, kentimiz tamamiyle yakılmıştır. Orhangazililerin bir kısmı kaçmış, bir kısmı da önce Gemlik' e sonra da İstanbul' a sürülmüşlerdir. Orhangazi, 10 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtulmuş ancak kasaba yandığı için ilçe merkezi iki yıl Gürle' ye taşınmıştır. Orhangazi, Cumhuriyet döneminde Bulgaristan, Yugoslavya ve Doğu illerimizden aldığı göçlerle gelişmiş ve büyümüştür. Halen ilçemiz birinci derece ilçe merkezidir.

KentLesme
Depremin endüstri yapılarında mimari planlamaya etkileri.
Türkiyede endüstri yapıları gelişen teknolojiye bağlı olarak, yeni yapım tekniklerinin mimariye uygulandığı en önemli yapılardır. Üretilen yeni malzemeler ve bunların geliştirilmesi sonucu ortaya çıkan strüktür sistemleri endüstri yapılarında geniş uygulama olanağı bulmuştur.

Türkiye topraklarının büyük bir bölümünün aktif deprem kuşağı üzerinde yer alması Türkiyede yapılmış ve yapılacak her türlü yapının , deprem yükleri altındaki davranışlarının incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Deprem en önemli doğal afetlerden biridir. Depremin büyük can kayıplarına neden olduğu ve ülke ekonomisine büyük kayıplar verdirdiği bilinmektedir. Deprem etkisinin boyutu büyük olmasına karşın etki süresi ve olma olasılığı oldukça azdır. Bu nedenle tasarıma optimum ölçülerde yaklaşılması gerekir. Deprem etkisinin bir diğer özelliği de şiddetinin yapının özelliklerine bağlı olmasıdır. Endüstri yapılarında alışılageldiği gibi, taşıyıcı sistemin boyutları arttırılarak depreme karşı bir önlem alınabildiği gibi , yapının mimari planlaması, sistemin rijitliği göz önünde bulundurularak da deprem etkileri azaltılabilir.

Türkiyede deprem riski yüksek yapılar grubuna giren endüstri yapılarının büyük bir bölümü Kuzey Anadolu deprem kuşağı üzerinde yer alan İstanbul, İzmit, Adapazarı, Bursa gibi sanayisi ile ülke ekonomisine önemli katkıları olan illerimiz üzerinde yer almaktadır. Bu durum konuya verilmesi gereken önemi daha da arttırmaktadır.

Depremlerin ülkelerin endüstri bölgelerinde olmaları halinde üretimin büyük ölçüde düşmesine, işsizlik, bölgesel göçler, yeniden yapılandırmak için ek vergilendirmeler, kısa vadeli dış borçlanmalar gibi ülke kalkınmasını engelleyecek sosyal olaylar dizisini oluşturmaktadır.

Kentsel doku değişikliklerinin tarihi yapılardaki etkileri.
Gelişen teknolojinin getirdiği yüksek yaşam standartı, günün koşullarında insanın gereksinmelerine hizmet verecek mekan tasarımlarını gerektirmektedir. Yeni yerleşim alanlarının tasarlanıp ve projenlendirilip, günlük yaşama geçirildiği ülkemizde zaman zaman geleneksel yerleşim dokuları içerisinde tasarımlar yapılmaktadır.

Bir yerleşim dokusunun imar koşullarında değişiklikler yapıldığında doğan artışın getirisi olarak mevcut alt yapı hizmetlerinin yükü artar ve ihtiyaca cevap veremez. Alt yapı hizmetlerindeki yetersizlik ve de trafik yoğunluğundaki artış biçiminde biz tasarımcılarının karşısına çıkar.

Getirilen yenilikler özellikle tarihi yerleşmelerde yapıların ve dokunun değerini düşürecek nitelik taşımayıp, arttıracak nitelikte olmalıdır. Bursada Yeşil Türbe ve çevresinde uygulanmış olan düzenlemede olumlu yaklaşım arayışında olumsuzluklar da görülür. Araç trafiğinin yeraltına alınması, taşıt ve yaya trafiğinin birbirinin hareket özgürlüğünü kısıtlamayan, uyumlu bir düzeni sağlar. Trafik yolunun yeraltına alınması trafik araçlarının motorlarından çıkan gürültünün ve titreşimin kısmen hapsedilmesidir. Bu tür çözümlerde yapılan hafriyatın ve çıkan titreşim dalgalarının çevredeki yapıların temeli gibi taşıyıcı strüktürü üzerinde tahribata neden olmaması için gerekli analizler yapılmalıdır. Aksi takdirde kültür mirasımız olan bu tür yapılarımızı yitirmemiz kaçınılmazdır. Kültür varlıklarımızın korunması onlara gereken önem ve ilgiyi göstermek gelecek kuşaklara olan görevimizdir.

Konutta yapı, yapım ve malzeme kalitesinin kullanıcı yaşam kalitesiyle etkileşimi.
Sözcük anlamı nitelik olarak kısaca belirtilebilen kalite konu alanı olan ürünü yapı ise anlamını ve içeriğini açıklamaya sözcükler yetersiz kalır. Özellikle kalite konusunda Türkiyedeki yapılar için hem de konut yapıları için araştırma ve inceleme bazında sorgulanacak, yazılacak çok önemli problemler vardır. Çünkü genel olarak Türkiyede binaların, özellikle konut yapılarının sağlıklı ve kaliteli olduğunu belirtmek zordur. Niceliksel olarak konut açığını kapatmak artan nüfusun ihtiyacının çözümü olarak ortaya çıkmaktadır. Bu hedefin sonucu yapı sektöründe niteliksel sorunlarla kullanıcıların hoşnutsuzluğuna neden olmamalıdır. Kullanıcının sağlıklı bir şekilde yaşamını geçirdiği konutunun her yönden kaliteli yapı olmasını sağlamak amaç edinilmelidir. Hedef insanların mutluluğudur. Mutlu bir toplum başarıya giden yola girmiş, belirli bir uygarlık düzeyine erişmiş toplumdur. Başarısının sırrı olan anahtar kelimeler ise kaliteli ürün, kalite kontrolü ve toplam kalite konularının anlaşılmış ve uygulanabilirliğidir

Kentleşmenin meydana getirdiği çevre sorunlarının nedenleri.
Çevre problemleri günümüzdeki en önemli sorunların başında yer almaktadır. Dünya üzerindeki hızlı nüfus artışı ve hızla artan nüfusa paralel olarak meydana gelen kentleşme olgusu beraberinde bir çok problemin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Özellikle de yirmi birinci yüzyıla girerken dünya üzerindeki hemen hemen bütün ulusların ve gelecek kuşakların en önemli problemlerinden birini teşkil etmektedir. Bu problemlerden biri de kentleşmeye bağlı olarak meydana gelen çevre sorunlarıdır. Bu sorunlar şu etmenlerden kaynaklanır.

1. Nüfusun merkezlerde yoğunlaşması

2. Dikey yapılaşma

3. Göçler

4. Yanlış ve çarpık yapılaşma

5. Çevre koruyucu ve geliştirici tedbir noksanlığı

6. Kentleşme politikalarındaki ekolojik değer noksanlığı

Bu faktörlerin birbiriyle olan etkileşimi, kentsel yerleşimin olduğu yörelerde zaman içerisinde çeşitli çevre problemlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu problemlerin meydana gelmesindeki en büyük etkiyi insanlar yapmakta olup, insanların sahip oldukları teknoloji ve akıl sayesinde çevreyi kontrol altına alma istekleri ve bunu uygulamaya çalışması zamanla birbirinden farklı sorunların insan yaşamında ciddi problemler meydana getirmesine sebep olmaktadır.

Güncelin mimari beğeniye katkısı ve mimaride kullanım sonucu anlama dönüşümü.
Yaşam kalitesi, kentin mikroformda bina, makroformda kentsel mekan oluşumu ve gelişmede nirengi noktasıdır. Toplumun sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel gelişimi yaşadığı mekanlara yansımıştır. Mimaride güncel bir takım olayların dayandığı neden veya nedenlerin yol açtığı sonuç olan güncel olgunun mekan oluşumunda mimarları etkilediği görülür. Belirli bir oluşum olan olgu güncelleşmekte ve yaygın kullanım sonucu mimari anlamı olan kentsel kalıtsal kalıtlar oluşmaktadır.

Kentsel kalıtların oluşumundaki etkileri irdelemek için inşa edildikleri dönemin çağdaş güncelini ve oluşumun koşullarını bilmek gereklidir. Böylelikle bu binaların varoluş nedenleri ve kullanılan malzeme ve biçimlerini mimarın süzgecinden geçerek mekanların kalitesine katkıları irdelenebilir. Mimarlık tarihi içinde herbir akım ve stilin oluşumunda neden sonuç ilişkisi görülür. Bu etkileşim güncel olguların görsel sonucu olan binaları, kent mekanlarına kazandırır. Binaların biçimlenişinde etkili olmuş mimari akım ve stillerin, ülkemizde varoluş nedenleri ve geliş nedenleri incelendiğinde sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik değişimler gözardı edilemez. Çünkü kültürel süzgeçten süzülerek, toplumun gereksinimleri bağlamında kullanılan stil ve akımlar aynı zamanda sosyal yaşantıyı da yönlendirmiştir. Toplumun kültürel verileri ile miks edilen bu akım ve stillerde Türkiyeye özgü oluşumlar da yaşanmıştır.

Üretim ve tüketim ilişkileri olmak üzere inanç, değer, norm, algı, örf ve adetlerin oluşturduğu bir birikimler bütünü olan tüm toplumsal ve bireysel davranışları yönlendiren alt yapı olan kültürümüzde inanç sistemleri, etnik kökenler, yöresel etkenler ve diğer toplumlarla etkileşimler rol oynamış, kültürün paylaşıldığı toplumumuza ait fizik çevre, kültürel gelişimimizin izlerini taşımaktadır.

Özürlüler için kentsel ve mimari tasarım.
Tüm dünyada her yıl 3 Aralık Özürlüler Günü olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde ve dünyada 3 Aralık günü bazı toplantılar yapılarak özürlülerin toplumdaki konumları tartışılmakta, sorunlara çözüm yolları aranmaktadır. Gelişmiş ülkelerde, 3 Aralık zaten gündemde olan toplumdaki Ötekilerden bir grupla ilgili sorunların masaya yeniden yatırıldığı bir gün olarak ele alınmaktadır. Ancak özürlülerle ilgili yeterli sosyal ve fiziksel düzenlemelerin mevcut olmadığı ülkemizde, 3 Aralık henüz yüzeyel bir hatırlatma günü niteliğindedir. Çevremize baktığımızda, kent ve bina ölçeğinde sadece özürlülerin değil, toplumdaki pek çok sıra dışı insanın (yaşlılar, çocuklar, çocuk arabalı anneler, çok uzunlar, çok kısalar vb.) fiziksel bariyerlerle karşılaştıkları için normal kişilerle eşit haklara sahip olmadıklarını gözlemliyoruz. Makalede mimari bariyersiz bir çevrenin oluşumunun toplumun tüm bireylerine yaşama kolaylığı sağlayacağı için kentsel yaşam kalitesinin de yükselmesine neden olacağı vurgulanmaktadır.

Bursada farklı konut alanlarında çevresel anlam.
Makalenin amacı konut alanlarında çevresel anlam konusunu Bursadaki farklı konut alanları özelinde incelemek ve bu irdelemenin sonucunda sağlıklı konut alanlarının oluşumu için ipuçlarını tespit etmektir. Bursada tipolojik olarak birbirinden farklı beş ana konut grubundan söz edilebilir. Bunlar geleneksel konutlar, apartmanlar, gecekondular ve hisseli tapulu alanlar üzerinde inşa edilen kaçak yapılar, sosyal konutlar, villalar ve toplu konutlardır. Bu konut tiplerinin çevresel anlam açısından konumu makalede ele alınmaktadır.

Konutlarda ısı kaybının yalıtımla azaltılmasının enerji tüketimindeki olumlu katkılarının incelenmesi.
Her canlı gibi insanın da yaşayabilmesi ve gelişimi için enerji gereksinimi vardır. Canlıların içinde bulunduğu eko sistemlerin işlemesi ve işlevlerini yerine gertirebilmesi için en önemli etkenlerden biri enerjidir. İnsanlar, kömür, petrol, doğalgaz, odun, hidrolik güçler ve rüzgar enerjisi gibi çeşitli tür enerjilerden yararlanırlar. Dünyadaki tüm doğal sistemleri işleten, hayata geçiren enerji kaynağı güneştir. Kullanmakta olduğumuz enerjilerin çoğu zamanla, canlı ürünlerin kalıntılarından oluşmuş doğal kaynak mirasıdır. Bu mirasın değerini bilerek bilinçsizce kullanmamak gerekir. Yenilemeyen enerji kaynakları grubuna giren fosil kaynakların tüketimlerinin kullanım hızlarına göre belirli süreleri vardır.

Enerji kullanımı ülkelere ve hatta aynı ülkenin çeşitli bölgelerine göre değişmektedir. Nüfus artışı, sanayileşme, kentleşme olgusu ve sosyal zenginlik gibi etkenlere göre farklılaşmalar izlenebilir.

Ulusal enerji politikası amaçlar ve ilkeler doğrultusunda belirlenecek politika sürdürülebilir kalkınma bazında önemli rol oynayan enerji tasarrufu kapsamında ele alınmalıdır. Enerji sektöründe temel amaç ise gereksinimleri ile birlikte artan nüfus ve gelişen ekonominin enerji ihtiyaçlarının sürekli ve kesintisiz bir şekilde olanak sağlayan en düşük maliyetlerle karşılanabilmesidir. Bu beş yıllık kalkınma planlarında kapsamlı olarak belirlenir. Çünkü kalkınmanın temel ögelerinden biri olan enerjinin etkinliğini koruyabilmesi için kişilerden kurum ve kuruluşlara kadar her alanda her yerde ve her zaman görev ve katkıya ihtiyaç vardır. Dolayısıyla enerji tasarrufu kapsamındaki tüm çalışmalar yüzyılın ivedilikle her fırsatta gündeme alınması gereken konu başlıklarıdır. Bina tasarımını üstlenen kişiler olarak mimarlar yapılarda enerji tasarrufu konusuna özellikle eğilmelidirler.

Arsanın konumuna göre güneş enerjisinden optimum yararlanacak yönlendirme ve sistem seçimi ile kışın güneş enerjisinden maksimum yaralanacak detaylandırmalarda en az enerji tüketimi ile ısınacak ve soğuyacak, ısı kaybı ve iletimi optimize edilmiş planlamaya gidilmelidir. Binalarda ısı kaybı, saydam elemanları da dahil olmak üzere, duvar yüzeylerinden, altı ve üstü açık alanlarda daha da yoğun olmak şeklinde döşeme elemanlarından ve özellikle çatılardan, mekanlar arasından yatay ve düşey sirkülasyonda açık ilişkilerde gereksiz bölümlere ısı geçişinlerinden olmaktadır.

Binadan beklentiler arttıkça akıllı binalar denilen karmaşık sistemleri içeren yapım ve kullanım sisteminde, elektirik donatımlarında, uygulamalarda tüketim artışı kaçınılmaz olacaktır. Bu bağlamda tasarımcı bazı problemleri ve fazla enerji tüketimine yol açacak öznel istekler doğrultusundaki tasarım ve yapım sorunlarını planlamada çözme yoluna gitmelidir. Isı kaybını, detay, malzemeler ve bazı görsel fedakarlıklarla ısıtma ve soğutma bazında minimalize ederek, suni aydınlatmaya daha az gereksinim duyulacak mekanlar yaratarak, ısı tutucu geleneksel malzemenin yanı sıra çağın gelişmiş katkılı ürünlerinden yararlanarak, elektirik donanımını rasyonel çözebilecek sistemler önererek işe başlanmalıdır. Çizilen en basit bir çizginin üçüncü boyutuna geçilinceye kadar harcanacak her türlü enerji gereksinimini çok akılcı yöntemle inceleyen, araştıran sorumlu kişi, sorunun en önemli bölümünü aşmış ve gerekli ivmeyi sağlamış rolü almıştır.

Türkiyede ısı yalıtımı konusunun her fırsatta ve toplumun her kesiminde gündeme gelmesi olumlu bir gelişmedir. Enerji gereksiniminin büyük bir kısmını ithalat yolu ile karşılayan bir ülke olarak uzun süreli tüketim politikaları ve tasarruf planlamasına şiddetle ihtiyaç vardır. Eğitimin her kademesinde, uzun vadede tüketicinin de yalıtım ve enerji kullanımında tasarrufun önemi konusunda bilinçlendirilmesi gereklidir. Halkın bilgilendirilmesinde en önemli neden özellikle konut sektörünün enerji tüketim payının sanayi, ulaştırma ve tarımın çok önünde yer almasıdır. Ülkelerin enerji tüketimi arttığı oranda enerjiyi verimli kullanma ve tasarruf düşüncesi de gelişmektedir. Konutta mikro ölçekte tek ev konuttan, makro ölçekte toplu konutlar ve ülke çapında girişimlerle, güneş enerjisinin olumlu etkilerinden de yararlanarak ısı kaybının olduğu elemanlarda ve detaylarda uygun tasarım ve malzeme seçimi yaparak yalıtım uygulanmalı, gerekli denetimler uzmanlarca her aşamada programlı bir şekilde yapılmalıdır.

I'm dyinq prayinq
Bleedinq and screaminq
Am i too lost to be saved
Am i too lost?
My God my tourniquet
Return to me salvation
..

 




Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş yap
LöSeMiLi ÇoCuKLaRa
DeSTeK iÇiN TıKLa !
Offline
Tags:
Sayfa: [1]
Konuyu Goruntuleyenler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
 
 
eXTReMe Tracker
Sitemap  0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 890 891 892 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 903 904 905 906 907 908 909 910 911 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 923 924 925 926
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.