Atom  - Nevarki.Com - Eğlence ve paylaşım rüzgarı



Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Ana Sayfa Kayıt Ol Yardım Arama Üye Listesi Tags

Sayfa: [1]
Yeni Birinci okunmamış Mesajı göster
17 Aralık 2007, 23:03:02 #0
MeRVe_
*


???
Kayit tarihi: 22 Ekim 2007, 18:55:33
Mesaj Sayısı: 15.283
Nerden: istanbul
Rep Puanı 85
Üyelik Bilgileri
Durumum:


ATOM

Atom, bir maddenin özellikleri değiştirmeden bölüne bileceği en küçük
parçasıdır. Atomlar çok kez molekül adı verilen grup halinde bulunurlar.

Elimizle dokunduğumuz, gözümüzle gördüğümüz her şey atomlardan yapılmıştır.
Ancak, bu atomlar son derece küçük oludklarından, ne mikroskopla görülebilirler
nede varlıkları tek tek farkedebilir. Bu yüzden, bilginler atomların varlığını
yapılarını ancak özel usullerle inceleyebilirler.

ATOM, MOLEKÜL VE ELAMAN

Bir bardak suya bir kaşık şeker koyup iyiye karıştıralım çok geçmeden şeker erir
suyun içinde büsbütün kaybolur. Şekeri artık gözle göremeyiz ama genede suyun
içinde koyduğum yerde durduğunu biliriz. Suyu büsbütün buharlaştıracak olursak
şeker gene meydana çıkar.

Bunun nedeni şudur: Şeker suda eriyince milyonlarca küçük zerreciğe ayrılır.
Demekki şeker gözle görülmeyecek kadar küçük zerreciklerden oluşmuştur. İşte bu
küçük zerreciklere molekül adı verilir.

Bütün cisimler molekül denen bu küçük zerreciklerden yapılmıştır. Moleküller de
atomların birleşmesinden meydana gelir. Şekerin suda erimesi şeker moleküllerini
hiçbir zaman bozmaz.

Şimdi, bir başka deney daha yapalım. Bir kaşık şekeri maden bir kap içinde ocağa
koyalım. Şeker suda önce erir sonra kararıp simsiyah bir renk alır. Suda eriyen
şekeri gene eski durumuna getirebilmiştik. Oysa bu kez şekerin yanmasıyla
meydana gelen kara maddeyi eski haline getiremeyiz. Çünkü şekeri bu şekilde
kavurmakla onun moleküllerini daha küçük parçalara bölmüş oluruz. Yanma
sırasında bu küçük parçalardan bir kısmı da uçup gider. Kapta kalan kısım ise
karbondur. Karbon molekülünü artık başka bir maddeye çevirmeye imkan yoktur.
Çünkü karbon bir elemandır.



Bir elemanın atomu başka bir elamanın atomuna benzemez. Her atomun kendine özgü
bir özelliği vardır. Bütün maddelerin molekülleri atomların birleşmesiyle
meydana gelir.

Bilginler maddeleri bu şekilde parçalayarak 100 kadar elaman bulmuşlardır.
Moleküller elemanlardan meydana geldiğine göre elamanların moleküllerden daha
küçük zerreciklerden yapılmış olması gerekir. İşte atomlar bu elemanları meydana
getiren zerreciklerdir.

ATOMLARIN BÜYÜKLÜĞÜ

Varlıkları ancak bilimsel deneylerle anlaşılan atomlar akıl almayacak kadar
küçüktür. Atomların büyüklükleri cinslerine göre değişir. Örneğin; hidrojen
atomu en küçük atomdur. Yanyana konmuş 10.000.000 hidrojen atomunun uzunluğu 1
mm ancak olur. En küçük atomlardan biri olan uranyum atomunun çapı ise
hidrojeninkinden 4 kat daha büyüktür.

Bir damla suda 33 milyar defa milyar molekül vardır. Bu moleküller hidrojen ile
oksijen elemanlarından yapılmıştır. Her molekülde ikisi hidrojen biri oksijen
olmak üzere 3 atom vardır. Öyleyse bir damla su 100 milyar defa milyar atomdan
meydana gelmiş demektir.

ATOMLARIN HAREKETİ

Maddeyi meydana getiren atomlar sürekli olarak hareket ederler. Genel olarak
atomların titreşim hızı saniyede 400 metre kadardır. Bu hız sıcaklıkla
ilgilidir. Sıcaklık azaldıkça atomların hızı da azalır. -273 derece de büsbütün
durur. Bu ısı derecesine saltık sıfır (mutlak sıfır) denir.

ATOMUN YAPISI

Bir atom ilk bakışta güneş sistemine benzer. Dünya ile gezegenler güneşin
cevresinde nasıl dönerlerse atomlarda bir çekirdeğin çevresinde dönen
elektronlardan meydana gelmişlerdir.

Elektronlar çekirdeğin çevresinde inannılmaz bir hızla dönerler. Hidrojen
atomunda elektron dönüş hızı saniyede 2000 km dir. Bir atomdaki elektronların
sayısı ile bunların yörüngesinin durumu atomun cinsini meydana getirir.

Şimdi bir atomu meydana getiren öğeleri kısaca inceleyelim.

1-ELEKTRON: Atom çekirdeğinin çevresinde dönen negatif elektrik yüklü
zerreciklerdir. Atomdaki elektron sayısı elemanın cinsine göre değişir.
Elektronların sayısı ne kadar çok olursa olsun çekirdeğin çevresindeki büyük
dönüş hızlarına rağmen ne birbirlerine çarparlar ne de çekirdeğe atom
çekirdeğindeki her protona karşılık bir elektron vardır. En hafif atom olan
hidrojenin; 1, heyumun; 2, oksijeninde 8 elektronu vardır. En hafif olan
hidrojen atomunda elektronların ağırlığı atomun ağırlığının 1/1840’ ı kadardır.

2-PROTON : Atomun çekirdeğini meydana getiren öğelerden biridir. Elektronların
tersine proton pozitif elektirik yüklü bir zerreciktir. Ağırlığı;
elektronunkinden 1840 kat daha çoktur. Yalnız taşıdığı elektrik yükünün oranı
elektronunkiyle aynıdır. Atomların cinslerine göre çekirdeklerindeki proton
sayısıda değişir.

3-NEUTRON : Hiç elektirik yükü olmayan zerreciklere denir. Atomların çoğunun
çekirdeklerinde neutronlar vardır. Ağırlıkları protonunkinden biraz daha çoktur.
Neytronların sayısı da atomun cinsine göre değişir. Serbest neutronlar atomları
bombardıman etmek bakımından çok yararlıdırlar.

ATOMUN DİĞER PARÇALARI

Atomun, değişik durumlarda ortaya çıkan bir çok parçacıkları vardır ki,
başlıcaları şunlardır :



Positon. - Pozitif elektrik yüklü elektronlardır. Kozmik ışınlardan, negatif
elektrik yüklü elektronlarla birlikte bulunurlar. Aynı zamanda, atom
zerrecikleriyle bombardıman edline kimi elemanlardan da positon çıkar. Bir
positonun hayatı, en çok saniyenin milyarda biri kadardır. Çünkü, zıt yüklü
elektron, positonu çeker. Bu çekme sonunda, her iki zerrecikte yok olur.
Bunların kütlesi ise, enerjiye dönüşür.



Meson. - İlk kez kozmik ışınlarda keşfedilmiştir. Mesonlar, sonradan yapay
olarak da elde edilmiştir. İki tür meson vardır : “Pi - meson” ile “Mu - meson”.
Her türünün ağırlığı elektronlarınkinin 200 katından daha çoktur. Pozitif, yada
negatif elektrik yüklü olabilirler. Megatif eletrik yüklü bir pi - meson pozitif
elektrik yüklü atom çekirdeğine yaklaşırsa çekirdek onu emer. Bunun sonucu
olarak da çekirdek patlar. Pi - mesonların ömrü saniyenin iki yüz milyonda kadar
ancak sürer. Pi - mesonlar, bu kısa hayatlarının sonunda, mu - meson haline
gelirler. Mu - mesonların ömrü de saniyenin iki milyonda biri kadardır.



Neutrino. - Bunlar elektrik bakımından nötrdürler; ağırlıkları yoktur.
Varlıkları, ancak kurumsal olarak bilinmektedir.



Deuteron. - Bir protonla bir neutrondan oluşmuş, pozitif elektrik yüklü
zerreciklerdir. Ağır hidrojen çekirdeğini meydana getirirler. Bu yüden, ağır
hidrojene “deuteriom” da denir.



Triton. - Tritium (hidrojen isotopu), nun çekirdeğine denir. Kütlesdi,
deuterondan bir fazlasıyla, üçtür. Triton zerrecikleri tabiatta bulunmaz ancak
yapay olarak yapılabilirler.



Alfa zerrecikleri. - Radyum gibi radyoaktif atomlar çevrelerine alfa
zerrecikleri saçarlar. Bir alfa zerreciğinde iki protonla iki neutron bulunur.
Bunlar helyum çekirdeğinin aynıdır.



Gamma ışınları. - Bunlara “foton”da denir. Radyoaktif atomların parçalanması
sonucunda çevreye yayılırlar. Bir atom bombasının patlamasından meydana gelen
öldürücü ışınlar gamma ışınlarıdır. X ışınlarına benzeyen gamma ışınlarının bir
cisim içine girme yetenekleri çok yüksektir. Yüksek enerjili gamma ışınları, bir
metre kadar kalınlıktaki demire, yada betona bile etki yapabilirler



ATOM AĞIRLIĞI



Çeşitli atomlardaki protonlarla neutronların sayısına “atom sayısı” ve “atom
ağırlığı” denir. Bir atom sayısı, o atomda ne kadar proton, yada elektron
bulunduğunu gösterir. Böylece, o atomun hangi elemanının atomu olduğu anlaşılır.
Kimi elemanların neutron sayısı değişik olduğundan, bir elemanın birden fazla
atom ağırlığı olabilir.



ISITOP NEDİR



Bir elemanın ağırlıkça değişik olan atom çeşitlerine, o elemanın “isotop”u
denir. İsotoplara, bir bakıma, “atom kardeşler” demek yerinde olur. Çünkü,
bunlar aynı elemanın ağırlıkça değişik olan atomlarından başka bir şey değildir.
Örneğin, hidrojenin isotopları, ağır hidrojen (deuterium)’le, çok ağır hidrojen
(tritium’dur).



Bir elemanın bütün isotopları aynı atom sayısını taşırlar. Oysa, çeşitli atom
ağırlıkları, elemanın çeşitli isotoplarını gösterirler. Atom ağılığı elemanın
simgesinin sağ üst başına, atom sayısı ise sol alt yanına yazılır. Örneğin,
helyumun atom ağırlığıyla atom sayısının yazılışı şöyledir : 2He4.



Atom çekirdeğinde her protona karşılık, bir elektron vardır. Neutronlar ise
böyle bir kurala bağlı değillerdir. Bir elemanın isotopunda, proton sayısından
çok neutron bulunur. Elektronlar atom çekirdeğinin çevresinde aynı yörüngede
dönmezler. Elemanın atom sayısı arttıkça, çekirdek çevresinde dönen elektronlar
da birbirinde ayrı tabakalar meydana getirirler.



Bunlar bir soğanın tabakaları gibi, birbiri üstüne kat kat sıralanmışlardır.
Çekirdeğe en yakın tabakada, genellikle, iki elektron bulunur. Üç elektronlu
lityumun üçüncü elektronu, ikinci tabakada döner. Berilyumun ikinci tabakasında
ise iki elektron vardır.



Atomlardaki elektron tabakaları da belirli bir sayıda olur. En ağı elemanlarla
yedi tabaka vardır. İlk tabakadaki elektron sayısı her zaman 2’dir. Bilginler,
bu tabakaları belirtmek için, K’ den Q’ ya kadar olan harfleri kullanırlar.









ATOMUN İÇİNDEKİ BOŞLUK



10 milyon hidrojen atomunun ancak bir milimetrelik bir uzunlukta olduğunu
söylemiştik.



Bu kadar küçük bir atomun çekirdeği, ancak atom çapının 10.000’ de biri
kadardır. Bir atomun çekirdeğiyle elektronları arasında, atom ölçülerine göre,
çok muazzam bir boşluk vardır. Bu bakımdan, en ağırları da içinde olmak üzere,
bütün maddelerin büyük bir kısmı, boşluktan ibarettir.



Bir atom çekirdeğinin bir futbol topu büyüklüğünde olduğunu düşünürsek,
elektronları, bunun çevresinde çapı 5 km. genişlikte bir çember üzerinde döner.
Atomlardaki boşluk oranı bu denli büyük olduğuna göre, maddelerin de aynı
orandaki bir kısmı boşluktan ibaret demektir. Yalnız, muazzam bir enerji taşıyan
atom çekirdeğinin, çevresinde dönen elektronlar üzerinde büyük bir çekim gücü
vardır.



Öte yandan elektronların ağırlığı yok sayılacak kadar az olduğundan, atomun
bütün kütlesi ile ağırlığı çekirdeğinde sayılır. Yani, elemanlara, dolayısıyla
da maddeye ağırlığı veren, asıl atomun çekirdeğidir.



Atomlardaki bu boşluk olmasaydı, her şey inanılmaz derecede küçülürdü. Örneğin,
bir insanı meydana getiren atomların insana asıl ağırlığını veren çekirdeklerini
bir araya getirmek elde olsa, insan gözle görülemeyecek kadar küçük bir zerre
haline gelirdi. Ağırlığı gene o insanın ağırlığına eşit olan bir zerre!



ATOMUN KİMYASAL ÖZELLİKLERİ



Şimdiye kadar atomun yalnız fiziksel özelliklerine değindik. Şimdi atomu, birde
kimyasal bakımdan inceleyelim :



Atomların kimyasal özellikleri taşıdıkları proton sayısıyla dış tabakalardaki
elektronların durumuna bağlıdır. Bu elektronlar başak bir atomun elektronlar ile
yer değiştirebilir, yada onların yörüngesini paylaşabilirlerse, atom aralarında
bir çekme kuvveti doğar. Bu kuvvet iki atomu bir arada tutar. İşte molekül bu
sayede meydana gelir. Helyum, argom gibi kimi elemanlarının protonları başka
elektronlarla birleşmezler.



Bu gün sayısı yüzü aşkın eleman bilinmektedir. Bunların bin kadar da isotopu
bulunmuştur. Bu isotopların çoğu radyoaktiftir.



Atomlarda 1’den 102’ye kadar elektron, gene 1’den 102’ye kadar da proton
bulunabilir. Bir atomdaki protonların sayısı, onun atom sayısını gösterir. Başka
bir deyişle, elemanların sıra numaraları, onların atomlarındaki proton sayısına
eşittir. (Bk. eleman).



Elemanların atom ağırlıkları, birim kabul edilen bir atomun ağırlığına oranla
tayin edilen ağırlıklarıdır.



Atom ağırlığı birimi olarak, oksijenin atom ağırlığı kabul edilmiştir. Öteki
elemanların atom ağırlıkları ise, oksijenin atom ağırlığına 16’ya oranlanarak,
deney yoluyla bulunmuştur.



1951 yılında uluslar arası bir kurum bir atom ağırlıkları tablosu tespit
etmiştir. Bu listede 102 eleman vardır. Bunlardan birkaç tanesi tabiatta
bulunmaz. Tabiatta bulunmayan bu elemanlar, atomların başkalaştırılmaları
yoluyla elde edilmişlerdir.



ATOM ENERJİSİ



Atom enerjisi dünyanın da, hayatın da kaynağıdır, diyebiliriz. Çünkü, çevremizde
neye baksak, bu enerjinin bir başka biçimde belirmiş örneğini görürüz. Bu enerji
nereden geliyor?



Dünyamızdan 150.000.000 kilometre uzakta, orta büyüklükte bir yıldız vardır :
Güneş… En az iki milyar yıldan beri, dünyayı hemen hemen hiç değişmeyen bir
ışıkta, ısıyla besleyen Güneş, muazzam bir enerji kaynağıdır. Güneşin, daha
milyonlarca yıl dünyayı aynı şekilde enerjiyle besleyeceği hesaplanmıştır.



Güneşteki bu bitmez tükenmez gücün kaynağı, atom enerjisidir. Güneşte bir
saniyede meydana gelen enerji, 500.000.000.000.000.000.000.000 (beş yüz
sikstilyon, yani “beş yüz milyar defa bin milyar”) beygir gücüdür.



Atom enerjisi, atom çekirdeğinden serbest bırakılan enerji demektir. Atom
çekirdeğinin ikiye bölünmesi (fisyon) olayında, iki ayrı atom meydana gelir
bölünen atomun çekirdeğinin kütlesinden bir kısmı enerji haline dönüşür. Bu
bakımdan, “atom enerjisi” deyimi yerine, “nükleer enerji” (atom çekirdeği
enerjisi) deyimi de kullanılır.



Nükleer enerji kimyasal bir işlem sırasında meydana gelen enerjiden çok
büyüktür. Örneğin, kömürün yanmasını ele alalım. Bir ocakta kömürü yaktığımız
zaman, sıcaklığı veren şey, kimyasal bir olaydır. Bu olay sonunda, kömürdeki 1
karbon atomu, 2 oksijen atomu ile birleşerek, 1 karbon dioksit atomu meydana
getirir. Oysa, 1 karbon atomunun çekirdeği parçalanacak olursa (fisyon), yanma
sırasında çıkan sıcaklığın 3 milyon katı sıcaklık verir. Kömür, yada karbondaki
nükleer enerjiden yararlanmanın yolu daha bulunamamıştır. Bu alanda, başta
İngiltere olmak üzere, bir çok ülkelerde araştırmalar, deneyler yapılmaktadır.
Karbonun nükleer enerjisinden yararlanma yolu bulunduğu zaman dünyanın gittikçe
artmakta olan enerji darlığı geniş ölçüde giderilecektir.



ATOM ARAŞTIRMALARININ KISA BİR TARİHÇESİ



Leukippos ile Demokritos gidi Eski Yunan filozofları, daha bundan binlerce yıl
önce, maddelerin “atom” adını verdikleri bölünmez, parçalanmaz zerreciklerden
meydana geldiğini ileri sürmüşlerdi. Yalnız, bu kuramlar fizikten çok, felsefe
doktrinleri niteliğindeydi. Atom üzerindeki bu düşünceler iki bin yılı aşkın bir
süreyle unutulup gitti.



Atom kuramı’nı ilk kez bugünküne yakın bir anlayışla ortaya koyan ise İngiliz
kimya bilgini Jonh Dalton oldu (Bk. Dalton).



Dalton’un 1803 yılında ortaya attığı atom kuramının ana hatları şunlardı :



1 - Bütün elemanlar atomdan yapılmıştır.

2 - Aynı elemanın atomları büyüklük, ağırlık başka özellikleri bakımından
birbirine benzerler

3 - Atomlar yok edilemez, parçalanamaz, yoktan var edilemezler

4 - Başka başka elemanların atomları birleşerek, molekülleri meydana getirirler.



Dalton, aynı zamanda hem kendi kurduğu teoriye, hem de yaptığı deneylere
dayanarak, elemanların atom ağırlıklarını da tespit etti. Ancak bu alandaki
çalışmalar ilerledikçe, Dalton’un kuramında bir takım yanlışlıklar olduğu da
meydana çıktı. Örneğin, belirli bir elemanın atomlarının kimyasal özellikleri
aynı olsa bile, ağırlıkları değişik olabilir. Bu gün atomları parçalayarak yeni
atomlar meydana getirmek olanağı da bulunmuştur.



Dalton’dan sonra atom alanındaki çalışmalara daha büyük bir hızla ilerlemeye
başladı. 1896 yılında, Fransız bilgini Henri Becquerel (1852 - 1908) doğal
radyoaktivite keşfetti. 1903 yılında Nobel Fizik Armağanı’nı kazanan bu bilgin,
uranyumun yaydığı ışınımları dikkate çekerek, bunun radyoaktivite olduğunu
belirtmişti. 1898 yılında da Marie ve Pierre Curie radyomu buldular (Bk. Curie).
1900’de, Alman bilgini Max Planck (1858 - 1947) Quantum Teorisi’ni ortaya attı
(Bk. Quantum Teorisi). 1905 yılında ise büyük kuramsal fizik bilgini Albert
Einstein, İzafiyet (Relativite) Teorisi’ni ortaya atarak E = mc2 formülünü
buldu; atom enerjisinin büyüklüğünü belirtti.



Atomun yapısı üzerinde en önemli buluşlarını yapanlardan biri de İngiliz bilgini
Ernest Rutheford (1871 - 1937)’dur. Rutheford 1904 yılında Alfa zerreciklerini
keşfetti; 1911’de de atom çekirdeği kuramını ortaya attı. Atomların bir
çekirdekle, bu çekirdeğin çevresinde dönen elektronlardan ibaret olduğunu ileri
sürdü; atomların ilk özelliklerini keşfetti.



Atomla ilgili çalışmaların gelişmesini belirten öbür önemli tarihler de
şunlardır :



1912 - İsotop Teorisi, Frederick Solddy (İngiltere).



1913 - Atom Yapısı Teorisi, Niels Bohr (Danimarka).



1919 - İlk Yapay Atom Praçalanışı (Rutheford azot atomunun çekirdeğini
parçaladı).



1926 - Dalga Mekaniği Teorisi, Ervin Scheodinger (Almanya).



1928 - Quantun Mekaniği Teorisi, P. A. Dirac (İngiltere).



1931 - İlk Kiklotron, E. A. O. Lavrence (A. B. D.).



1932 - Deoteriumun keşfi, Harold Urey (A. B. D.).



1933 - Yapay Radyoaktivitenin Keşfi, Frederik ve Irene Joloit - Curie (Fransız).



1935 - U. 235’in Keşfi, A. J. Demspster (A. B. D.)



1938 - Uranyum Parçalanışı, Otto Hahn ve Fritz Strassmnn (Almanya)



1940 - İlk Detatronun Yapılması, D. W. Kerst (A. B. D.).



1934 - U. 239, Leptunyum ve Plutonyum Yapıldı, Enrico Fermi (Roma, Colombia ve
Chicago Üniversiteleri).



1942 - İlk Atom Pili Yapıldı, Enrico Fermi (Chicago Üniversitesi).



1945 - İlk Atom Bombası Patlatıldı (A. B. D.).



1949 - Sovyetler Birliği’nde Atom Bombası Patlatıldı.



1952 - Hidrojen Bombası Patlatıldı.


wWw.NeVaRKi.CoM

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş yap
Offline
21 Ocak 2008, 12:14:28 #1
CeZa.SaGoBa
Kendini aşan Nevarki'ci
*


Kayit tarihi: 06 Kasım 2007, 20:06:14
Mesaj Sayısı: 2.120
Nerden: samsun
Rep Puanı 15
Üyelik Bilgileri WWW
Durumum:


emegine sağlık
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş yap
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş yap

__________88888888888
____________88______888_____________
____________88____888___________
____________88 888_______________
____________88____88____________
____________88______88___________
____________88________88_________
_____________________________
________________8888_________
______________88____88________
____________88________88____________
___________88__________88______
___________88888888888888________
___________88__________88___________
___________88__________88______
____________________________________
____________88888888888_____________
____________88______888_____________
____________88____888_______________
____________88_888__________________
____________88___________________
____________88__________________
____________88_______________
Offline
Tags: atom 
Sayfa: [1]
Konuyu Goruntuleyenler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
 
 
eXTReMe Tracker
Sitemap  0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.